ARABULUCULUĞA İLİŞKİN MERAK EDİLENLER VE TİCARİ UYUŞMAZLIKLARDA ZORUNLU ARABULUCULUK KURUMU

 Arabuluculuk, bir uyuşmazlığın taraflarının, uzman ve tarafsız olan üçüncü kişi yardımı ile aralarındaki uyuşmazlığı çözmesini sağlayan bir mahkeme dışı çözüm yoludur. Böylelikle taraflar arasındaki uyuşmazlık daha düşük maliyetli, hızlı ve kesin bir şekilde çözülür. Arabuluculuğa taraflar eşit haklara sahip olarak katılırlar. Arabuluculuk zorunlu ve ihtiyari arabuluculuk olmak üzere ikiye ayrılır.

İhtiyari  Arabuluculuk Nedir ?

Uyuşmazlık konusunun, taraflarının arabuluculuğa başvurma zorunluluğu olmadığı halde, ihtiyari olarak aralarındaki uyuşmazlığı çözebilmek için dava açmak yerine arabulucuya başvurabilmeleridir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre arabuluculuğa ancak tarafların aralarında sulh olabileceği, hakkından vazgeçmesi ve iddiaları kabul etmesinin mümkün olduğu ve bir mahkeme kararının gerekli olmadığı hallerde başvurulabilecektir.

Zorunlu Arabuluculuk Nedir?         

Belirli uyuşmazlıklar için tarafların dava açmadan önce zorunlu olarak başvurmaları gereken çözüm yoludur. Bu uyuşmazlıklar için zorunlu arabuluculuk bir dava şartıdır. Tarafların bu yola başvurmadan dava açmaları halinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.

2013 yılında yürürlüğe girerek ilk defa uygulanmaya başlayan arabuluculuk, 01.01.2018 tarihinden itibaren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde belirlenen uyuşmazlıklara ilişkin dava şartı olarak kabul edilmiştir. İşçi ve işveren arasındaki yıllık izin ücreti, fazla çalışma (fazla mesai) ücreti, maaş vb. gibi işçilik alacakları ile ihbar tazminatı, kıdem tazminatı vb. gibi tazminatlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar 01.01.2018 tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluyla çözülmeye başlanmıştır.

Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Şartı

01.01.2019 tarihinden itibaren açılacak yeni davalar için ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce de arabulucuya başvurulması dava şartı haline gelmiştir. 7155 Sayılı Kanunla Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiş. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Sözü edilen 5/A maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:

  • “(1) Bu kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
  • (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu gönderildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir.”

Yani, arabulucuya başvurulmadan bu tür davalar doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesi’ne açılamayacaktır. Tarafların anlaşması halinde bu anlaşma mahkeme hükmü niteliğindedir. Yani taraflar aynı konuda bir daha dava açamayacaklardır; ancak tarafların anlaşamaması halinde arabulucu son tutanağı ile birlikte dava açabileceklerdir.

İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde belirlenen uyuşmazlıklara ilişkin dava şartı olarak kabul edilen arabuluculuk, yargının iş yükünü büyük oranda azaltmıştır. Daha az masraflı olması ve daha kısa sürede sonuçlanması sebebiyle de uyuşmazlık konusu taraflar için de rahatlatıcı olmuştur. Aynı sonucun Ticari uyuşmazlıklara uygulanacak olan arabuluculukta da sağlanması beklenmektedir.

Nurhan İLHAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir