BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU

Gözlerimizi tarihin yakın çağına çevirip bir göz attığımızda, geçmişi pek de uzun deneyemeyecek ancak gerek gelişimi gerekse de etkileri bakımından birçok alanda insanların yaşam tarzında hızlı değişimler yaratan ve buna paralel olarak hayatlarımızın yadsınamaz kısmında yer edinen bilişim kavramı; sunmuş olduğu tüm imkan ve kolaylıklar yanında, hayatımıza girmiş olan her yenilikte olduğu gibi kaçınılması güç zararları da beraberinde getirmektedir.

Bilişim teknolojilerinde meydana gelen bu gelişmeler; günümüz suç ve suçlu kavramlarına yeni boyutlar kazandırmış, bilişim suçu gibi açıklanması zaruri bir takım suç kavramlarını ortaya çıkarmıştır.

Bilişim suçları (siber suçlar) bilgisayar,cep telefonu,pos cihazları gibi günümüzde kullanılan iletişim araçları yolu ile elektronik ortamda işlenmeye müsait her türlü suç olarak tanımlanmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuz, bilişim araçlarının yaygın kullanımı, bunun paralelinde sistemlerin barındırdığı ciddi açıklar ile azımsanamayacak boyutlara ulaşabilen hak kayıplarına yol açması ve çoğu zaman telafisi güç zararlar ortaya çıkarması gibi sebeplerin varlığına dayanarak ‘Bilişim Alanında İşlenen Suçlar’ başlığı altında bilişim sistemleri kullanılarak işlenen çeşitli suçları ve yaptırımlarını düzenlemiş ve suçlar bağlamında detaylı açıklamalara yer vermiştir.

Türk Ceza Kanunumuzun saymış olduğu çeşitli suçlar arasında günümüzde en yaygın işlenen suçların başında gelen ‘banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu’ (halk arasında bilindik tabiri ile kart dolandırıcılığı suçu) Türk Ceza Kanununun 245. madde başlığının ilk 3 fıkrasında detaylı inceleme alanı bulmuştur.

Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesi şu şekildedir :

(1)Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

– TCK 245. maddedenin 1. fıkrasında açıklanan suçta; başkasına ait bir banka veya kredi kartını ele geçirme yöntemi fark etmeksizin, sonrasında kart sahibinin izni ve rızasını dışında kendisine veya bir başka kişi adına hukuka aykırı bir şekilde yarar sağlama yolu ile suçun işlendiği açıklanmaktadır .

Fıkradan açıkça anlaşıldığı üzere kartı ele geçiren kişinin ele geçirme yöntemi herhangi bir surette önem arzetmemektedir .
Önem arzeden husus kart sahibinin izni ve rızası dışında kendisi veya bir başkasına kart kullandırılarak yarar sağlanmasıdır .
Dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise banka veya kredi kartının hukuka aykırı kullanımı sonucu yarar sağlanabilmesi için suç failinin kartı/kartları kendisinin kullanımı veya kendisinin yol göstermesi aracılığı ile bir başkasına kullandırması arasında herhangi bir fark oluşmayacağıdır.

Her iki durumda da suç failinin suçu işlediği kabul edilmektedir.

(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

-245. maddenin 2. fıkrasında açıklanmış olan suçta ; hukuka aykırı şekilde,suça konu oluşturan kredi kartının sahte olması gerekmektedir.
Fıkrada ilk olarak dikkat edilmesi gereken hususların başında; devreden ve kabul eden kelimeleri gelmektedir.
Sahte kartı, kartın sahte olduğunu bildirerek bir başkasına devreden kişi suçu işlemiş sayılacaktır. Bunun yanında kartın sahte olduğunun bildirilmesi üzerine, kartı kabul eden kişi de devreden ile birlikte 2. fıkrada sayılan suçu işlemiş sayılacaktır .
Fıkrada; üretme,satma,devretme ,satın alma veya kabul etme fiilerinin tek tek sayılması ile suçun seçimlik bir suç olduğu açıkça görülmektedir .
Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken son husus ise suçun işlenmiş sayılabilmesi için sayılan fiillerin tamamının değil ,tek bir fiilin yapılmış olması dahi suçun işlenmiş sayılması için yeterli olacağıdır .

(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

– 245. maddenin 3. fıkrasında açıklandığı üzere, suçun işlendiğinin kabulü için, sahte banka veya kredi kartının hukuka aykırı biçimde elde edilip kullanılması yetmemekte,bunun yanında herhangi bir amaçla kullanılmış olan sahte kartlarla gerek kendisi gerekse de bir başkasının kullanımdan yarar sağlaması gerekmektedir.

Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere 245. maddenin ilk üç fıkrasında suçun oluşmuş sayılabilmesinin temel şartları detaylıca açıklanmıştır .

Madde devamında ise 4.ve 5. fıkralarda yer alan suçun işlenmesi bağlamında şahsi cezasızlık halleri ve suç işlendikten sonra ortaya çıkan etkin pişmanlık halleri de düzenlenmiştir.

Madde fıkralarına baktığımızda;

(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
– Fıkra hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere , kanun koyucu suçun ceza hallerinden muaf tutulanların kapsamını son derece genişleterek şahsi cezasızlık halleri adı altında caydırıcılık etkisi son derece yetersiz bir düzenleme ortaya koymaktadır .

(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.
– Etkin pişmanlık, suçu işleyen failin suç zararları ortaya çıktıktan itibaren işlemiş olduğu suçla sebebiyet verdiği olumsuz sonuçları telafi ederek suçtan duyulan pişmanlığı göstermesidir.
– Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus var ki ,başkasına ait olan banka veya kredi kartının haksız yarar elde etme amacı ile kullanılması sonucu oluşan zarar giderildiğinde, failin işlemiş olduğu suç tamamen cezasız kalmamakta yalnızca fail hakkında ceza indirimine gidilebilmektedir . Somut olayın koşullarına göre ise şartlar elverdiği takdirde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi yöntemler ile alternatif yaptırımlara da hükmedilebilmektedir .

Ancak alternatif yaptırımlarda önemle dikkat edilmesi gereken başkaca bir husus adli para cezası, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun işlenmesine karşılık tek başına uygulanması mümkün olmayan bir yaptırım türüdür .
Adli para cezası , işlenen bir suça karşılık hapis cezası veya şartlar uygun ise tek başına da uygulanabilen bir yaptırım türüdür .
Banka veya kredi kartlarınının hukuka aykırı şekilde kullanımı suçu nedeni ile verilecek hapis cezası aynen icra edilen bir yaptırım türüdür . Yani şartlar oluşsa dahi verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmeyecektir .Buna ek olarak birince madde hükmünde de ‘ve’ bağlacı kullanılarak verilecek hapis cezası yanında beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağıdır hükmü yer almaktadır .

Son olarak üzerinde önemle durulması gerekir ki ;banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu, soruşturulabilmesi kanunda sayılan şikayete tabi suçlar arasında yer almadığıdır.Buna istinaden, işlenen suçun savcılık tarafından resen soruşturulması gerekir ve işlenmiş olan suç bir şikayet süresine tabi değildir. Şikayet edilme hallerinde ise sonrasında şikayetten vazgeçilmesi durumunda açılmış olan ceza davası düşme kararı ile sonuçlanmamakta, suç soruşturulup ceza hakkında gerekli hüküm verilmektedir.

Çiğdem NEHİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir