“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması”, ceza mahkemeleri tarafından sanıklar hakkında sıkça hükmedilen kararlardan birisidir. Haliyle kısaca HAGB diye de ifade edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair insanların kafasında birçok soru işareti mevcuttur. Bu yazımızda elimizden geldiğince bu soru işaretlerinin giderilmesine yardımcı olacağız.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ifadesini detaylıca açıklamaya geçmeden önce hüküm kavramını açıklamakta fayda vardır.
Hüküm; bir dava mahkemesinin hukuksal uyuşmazlığı çözen son kararıdır. Ara kararlar hüküm kavramının kapsamına girmez. Hüküm; yargılamayı sona erdiren karardır.
- Beraat,
- Ceza verilmesine yer olmadığı,
- Mahkumiyet,
- Güvenlik tedbirine hükmedilmesi,
- Davanın reddi ve düşmesi birer hükümdür.
Bu kavramları kısaca açıklayacak olursak ;
Beraat; suçlu sanılarak hakkında ceza davası açılan sanığın, yargılama sonunda suçsuz bulunmasıdır.
Ceza Verilmesine Yer Olmadığı ; yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması; suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi; meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması; kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi durumlarında failin kusurunun bulunmamsı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. (CMK 223/3)
Mahkumiyet; failin kendisine yüklenen suçu işlediği sabit olunca hakkında verilen karardır.
Güvenlik Tedbiri; kişinin tehlikeli hali ile orantılı olarak ceza yerine veya ceza ile birlikte verilen, kanunla belirlenen yaptırımlardır. (1)
Davanın Reddi ve Düşmesi; aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde de, davanın düşmesine karar verilir.
HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI:
Asıl anlatmak istediğimiz hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise herhangi bir suçtan dolayı ceza mahkemelerince yargılanan ve suçlu bulunan sanığa hapis veya adli para cezası hükmedilecek iken, bazı şartların varlığı halinde söz konusu hükmün açıklanmaması anlamına gelir.
Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231/5 (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) ‘ sinde HAGB kurumundan;
”Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” şeklinde bahsedilmiştir.
Şöyle ki; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı her durumda verilmez. Bunun için bazı şartların varlığı gerekmektedir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı İçin Gereken Şartlar :
* Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûm olmamış bulunması gerekir.
* Mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde alındığında sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması gerekir.
* Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesi gerekmektedir.
* Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucu iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına hükmedilmiş olmalıdır.
* Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmesi gerekir. Sanık kararı kabul etmez ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
HAGB kararı verildikten sonra:
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık; beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Sanık denetim süresi içinde kasıtlı olarak bir suç işlemeyip denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine uygun davrandığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verilir.
Fakat sanık denetim süresince sanık kasıtlı bir suç işler veya yükümlülüklerine aykırı davranışlar sergilerse mahkeme sanık hakkında verilen hükmü açıklar.
Sanık denetim süresi içinde, yeni bir kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yargılanırsa hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.
Ancak sanık tek bir suçtan dolayı değil de birden fazla suçtan dolayı yargılanmakta ise, bu durum için T.C. Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2008/1-274 K.2009/5 T.27.1.2009 kararını örnek vermek yerinde olacaktır.
” Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Yeni sistemde cezaların içtimaı müessesine yer verilmemesi ve düşme sebeplerinin her suç yönünden ayrı ayrı dikkate alınması zorunluluğu nedeniyle, birden fazla suçtan mahkûmiyet halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirilmeli, ancak mahkemece, bu olguların sanığın suç işleme hususundaki eğilimi kapsamında değerlendirilebileceği de gözden uzak tutulmamalıdır. ”
Denetim süresi içinde bir yıldan fazla olmamak kaydıyla mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak ;
1- Bir meslek veya sanat sahibi değil ise, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine
2- Bir meslek veya sanat sahibi ise, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
3-Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek konusunda yükümlü kılınmasına ya da mahkemece takdir edilecek başka bir yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilir.
Denetim süresi boyunca sanık kasten yeni bir suç işlemez ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranır ise, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verilir.
HAGB KARARI ADLİ SİCİLE İŞLENİR Mİ?
Ceza yargılamalarında, mahkemeler tarafından sıklıkla kullanılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu hakkında en çok merak edilen sorulardan biri ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının adli sicil kaydına işleyip işlemeyeceği hususundadır. Şöyle ki; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sabıka kaydı olarak da bilinen adli sicil kayıtlarında gözükmez, veya adliyeden alınan adli sicil kaydında veya e-devlet üzerinden alınan sabıka kaydında kişiler haklarında verilen HAGB kararını göremezler. Bu kararlar bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
HAGB KARARI VERİLMİŞ OLMASI MEMURLUĞA ENGEL MİDİR?
Halihazırda memur olanlar veya memur olmak isteyen kişiler için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise, bir mahkumiyet hükmünün varlığından söz etmek mümkün olmayacağı için bu mahkumiyet kararı memurluğa girmeye ve memur kalmaya engel sayılmayacaktır.
HAGB KARARININ AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının avantajlarını toparlayacak olursak; suç sabıka kaydından görünmez, HAGB kararı 5 yıl içinde bir suç bir suç işlenmezse düşer ve suç hiç işlenmemiş sayılır ve o tarihten itibaren beraat kararı ile aynı sonuçları doğurur, HAGB kararı ile kurulan hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz. Ancak bu avantajların yanı sıra birtakım dezavantajları da mevcuttur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına muvafakat veren sanık, bu kararı istinaf veya temyiz etmek için herhangi bir yola başvuramaz, yani üst mahkemeye gitme yolu kapalıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, mahkeme tarafından verildiği andan itibaren yalnızca usule ilişkin olarak itiraz yoluna başvurulabilir. Fakat şu hususu belirtmek gerekir ki genellikle uygulamada itiraz başvurularından herhangi bir sonuç almamaktayız. HAGB kararı verildikten sonra, itiraz neticesinde beraat kararı çıkmamaktadır. Çünkü her ne kadar HAGB kararı, itirazı kabil olarak verilmekte ise de itiraz sadece usule ilişkin yapılacağından yargılamanın esasına girilmemesi sebebiyle itiraz sonucu istenilen sonuca ulaşılamamaktadır.
Yani sanık eğer HAGB kararını kabul etmiş ise sonradan beraatini istemek için istinaf yoluna başvuramayacağı gibi itiraz yoluna başvurmasından da usule ilişkin genellikle bir eksiklik olmaması sebebiyle genellikle olumlu bir sonuç çıkmamaktadır.
______________________________________
(1) NUHOĞLU, Ayşe, Ceza Hukukunda Emniyet Tedbirleri, Doktora Tezi, Ankara, 1997.
Hilal BULUT
Ben guvenlik kurşunu kazandım fakat kimliği verirken beni güvenlik soruşturma si yapacak devlet benim geçmişten 3 tane dosyam var sınavı kazandım guvenlik sınavımı şimdi guvenlik sorusturmasi na alacaklar Sabikamda temiz adliyeden sabıka kaydım alabiliyorum temiz çıkıyor fakat geçmişte işlediğim üç ayrı girmiş olduğum mahkemem var derinlere inince onlar çıktı mahkemelerim şunlar birinde mala zarar verme diyor şikayet ci kişi davayı açan kişi şikayetini geri çekip bizimle sulh oldu ikinci davam basit yaralama tehdit hakaret bu davada düştü son davam çalıntı motoru satın almaktan yani suç aletini satin almaktan yazıyor bundada 5 senelik bi infaz aldım bunlar bana engel olurmu ama yatmadım adlı sicil im temiz çıkıyor yüz kızartıcı bi sus oldugunuda düşünmüyorum bana yardımcı olurmusunuz
Merhaba, Adım yasa dışı bahis oynatmak ile suclanıyor, güvendiğim bir arkadışım internet üzerınden ticaret yapacagını belirtti.Ben hiç bir şekilde yasa dışı bahis oldugunu bilmiyorum ta ki savcılık bloke koyana kadar. Şu an sorusturma aşamasında ve mahkeme acılacak daha onceden hıc bır sucum yok sıcılım temız. Bu olayda tamamıyle magdurum. HAGB kararı cıkma olasıgı var mıdır?
Hükmün acıklanması geriye bırakıldıktan sonra Baska suc işleyen ama ceza almayıp davası düşen dosyası kapanan sahıssın hükmü acıklanırmı yani ceza almadan suç işlediği halde ceza almayan kişi