TAZYİK HAPSİ NEDİR?

Tazyik hapsi, bir kimsenin bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi dolayısıyla uygulanan zorlamaya dayanan bir kurumdur. Nafaka yükümlüsünün nafaka borcunu yerine getirmemesi, borçlunun ödeme taahhüdünü ihlal etmesi, çocuk teslimi kararlarına aykırı davranması ya da Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddettin Önlenmesine Dair Kanun’un kapsamında, uygulamada sık sık rastlanılır. Ünlülerin birbiri hakkında aldığı, basına sık sık yansıyan meşhur “uzaklaştırma kararı”, “koruma kararı” veya “tedbir kararı”nın ihlali durumunda uygulanan yaptırım da aslında tam olarak “tazyik hapsi”dir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; mevzuatta tazyik hapsine dair çok açık ve net bir tanım ve düzenleme bulunmamakla beraber kanunda bir yaptırım şekli olarak düzenlenir. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un Tedbir kararlarına aykırılık başlıklı 13. Maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.” denilerek yaptırım şeklinde düzenlendiğini, bir hapis cezası olmadığını gözler önüne sermiştir. Bu yaptırım, kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan bir fiilin işlenmesi dolayısıyla uygulanır.

Tazyik hapsi paraya çevrilemediği gibi ertelenemez, sicil kaydına işlenmez veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilemez. Bu hususlarıyla TCK’da ki hapis cezalarından ayrılır çünkü hapis cezalarının temelinde suçların ihlalinin cezalandırılması amacı yatarken tazyik hapsinde asıl amaç kişinin yerine getirmediği yükümlülükleri yerine getirmesini sağlamaktır. Bu nedenle yükümlülüğün yerine getirilmesiyle birlikte ortadan kalkar.
O halde görüldüğü üzere yukarıda belirtilen kapsamlarda karşı tarafa yönelik yükümlülükleri olan ve bunları yerine getirmeyen kişilerin, kamu düzenini bozmamalarının yanı sıra yükümlülüğe sahip oldukları kişileri de mağdur etmemeleri bakımından güvence altına alınmıştır.

Örneğin eşe karşı çıkarılan uzaklaştırma kararının ihlali nedeniyle yada alacaklının mal beyanında bulunmayan borçluya karşı, beyanda bulununcaya kadar veya nafakaya ilişkin kararı yerine getirmeyen borçluya karşı tazyik hapsi uygulanır. Böylelikle alacaklının uğrayacağı mağduriyetin önüne geçilmeye çalışarak korunması sağlanır. Zira yükümlülüğünü kendiliğinden yerine getirmeyen ilgili, kanunun zorlamasıyla yerine getirmek durumunda kalır.

Mahkeme, tazyik hapsine karar verirken kesin bir süre belirtmeden kişinin yükümlülüğünü yerine getirdiğinde salıverilmesini amaçlayan azami süreyi belirtir. Çünkü amaç yükümlülüğün yerine getirilmesidir ve getirildiğinde serbest kalacaktır.

Örneğin Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 13. Maddesinin 2. fıkrasında “Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.” denilmiştir.

Tazyik hapsinin infaz rejimi hususu üzerinde duracak olursak ilgili konunun düzenlemesine Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 193. maddesinde rastlıyoruz. Bu maddeye göre görülüyor ki tazyik hapsinin infazı için ilam, ilgilinin dava dosyasındaki adresin bulunduğu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilir ve kişinin adresten getirilmesi istenir. Tüzük ile anlaşıldığı üzere kolluk kuvvetleriyle ilamın infazı sağlanır.

Sanem NAKIŞ